ben demin oturdum, cok güzel bir yazi yazdim buraya, sonra okudum ve sonra sildim
cünkü türkiyede yasiyorum!
buyüzden cok düsünüyorum
birsürü seyler geciyor aklimdan, cok net hepsi, cok keskin, soru isaretsiz
yazim soru isaretleriyle doluydu gerci, ama
fikirler noktalarla bitiyor, cokca da ünlemlerle...
türkiye cünkü burasi
biliriz cünkü biz, ama bilmeyiz... duyariz ama duymayiz, görürüz ama görmeyiz, düsünürüz ama susariz :)
oyüzden rahsan kisisi siradan bir post yazsin simdi, anneannesinin dünkü ameliyatini anlatsin, iyi gecti, tesekkürler etsin gecmis olsun dilekleri icin...
sonra da
cilekli pastasi mimlemis rahsani, onu cevaplasin en iyisi:
1.
bloguna neden bu ismi verdin: hayir ben bu ismi vermedim, asil
CHUYNER'S DIPP idi bir zamanlar,
UNDER THE CHUYNER.cengelköyde, cinaralti cafede, heraksam bikmadan usanmadan oturan bir grup
eksik beyinli gencin,
CINARALTINA GiDiYORUM yerine,
UNDER THE CHAYNIRA (cinar=chaynir)
gidiyorum demesi yüzünden... ya da bazen de,
cinarin dibindeyiz baba, yerine
dipp of the chaynirdayim baba demesi yüzünden olusturulmus bir isimdi, sonra silindi, sonra yalandan bir yeni bir sey buldum iste :)
2.
blog yazarken star tribiyle istedigin, olmazsa olmaz dedigin seyler var mi?: bloga yazarken yanimda biri konusmasin, ya da konussun, bok gibi yazayim, ya da msn ötmesin, ya da ötsün, yine bok gibi yazayim... yanimda kahve olsa süper olur, klavye kullanirken isaret parmaklarimda yüzük olsun isterim (gercekten), dumanli hava sahasi olsun isterim, müzik olmasin, sevmem müzik falan öyle, klavye tikirtisini severim
3.
en son satin aldigin garip sey: en son anneannem ameliyat olacagi ve ben de yaninda kalacagim icin gittim, agiz gargarasi aldim, bir gece hastanede kalacagim ya, gargara yaparim diye düsündüm herhalde! bu düsüncemi dogrulamak icin sürekli gargara yaptim!!
ondan önceki ise, saclarim bir türlü uzamadigi icin postis aldim, mavili falan :) cok yakisti!
4.
arkadasim artik sormayin sunlari dedigin seyler: bu sorular olabilir mi acaba :) yok yok, mim cevaplamayi seviyorum :) hmm, bir düsüneyim, ayiklamak gerek, uzun olur yoksa :) aslinda o, ruh haline göre degisen bir durum, bazen
n'aber haci'yi kaldiramiyorum, bazen en sacma sapan sorulara bile gicik olmuyorum!
bebek var mi? bebek ne zaman? kategori disi zaten :)
5.
aynaya bakinca gördügüm: beni cok mutlu eden mavi saclarim :) göz kenari kirisikliklari, gözalti morluklari, burnumun üstündeki kirmizi leke, temizleteli bir hafta olmasina ragmen yine sararan disler :) biliyorum aslinda bu soru baska bir anlam tasiyor, nasil bir insan görüyorsunuz gibi... ama sacma, kendimi görüyorum iste, her sabah ayna karsisinda nasilim, iyi miyim, ben nasil bir insanim acaba diye mi sorayim kendime!
6.
kendini okutan blog dedigin: uzun yazmasin, baymasin, ukalalik etmesin, her boku bilmesin, yalakalik yapmasin, hava atmasin, onun disinda hepsini okurum :)
7.
seker gibi oldugun anlar: su an degil mesela (belli oluyordur), haftasonlari askitomla gec saate kadar yataktan cikmayip, sonra cikinca disarda ögleden sonraya kadar kahvalti yapip, aksam da öyle aylak aylak dolasip ya da motorla gezip keyif yaptigimiz anlar; ya da askitom durup dururken
seni seviyorum dediginde, ya da beni simarttiginda, ya da sacimi sevdiginde... bak simdi... tam da su anda, yine seker oldum :))
8.
bu blog sahibesiyle karsilasabilecegin yerler: sen benle nerde karsilasabilirsin ki?! zaten ola ki ben ordayim, sen de ordasin, ne bileceksin, o benim?! hadi sen tanidin, ben ne bilecegim sen kimsin?! iyisi mi sen o yerlere gidecegin zaman bana haber ver, oturup adam gibi bulusalim, degil mi ama
cilekli pastaaaammmmmm :))
tugce, seni mimlesem, belki de yazarsin, yaz zaten artik yaaa, uzun yaz, bay, ukalalik et, her boku bil, ama yaz artik yav :)
NOT: bu yaziyi yazarken MSN cok öttü, oyüzden böyle bok gibi... kusura bakmayin artik :)