Sunday, November 08, 2009

floransa, sadece fotograflar - 1









Saturday, November 07, 2009

evim evim, sicak evim, sicak ülkem, hosgeldiiimmmmm

neden böyle söylüyorum?

cünkü DONDUUUKKKKKK

cünkü domuzundan mi insanindan mi bilemem ama feci hasta olduk, hala feci hastayiM, aponunki gecti

cünkü hava delindi, yagmur dinmek bilmedi, ama yagmur havayi da yumusatmadi, buzzz gibi, sanki üzerine düsen yagmur taneleri aninda buza dönüsüyor ve igne gibi batiyorduuu


su yazimda demisim ki "canim yagmurlu, semsiyeli, fotograf makineli tatil cekiyor, hic görmedigim bir yerde...", bukadar mi gerceklesir bir dilek, bundan sonra daha dikkatli kullanmali dilekleri, yagmur-semsiye ikilisi hernekadar güzel olsa da, fotograf makinesi o cerceveye pek uymadi nitekim :)

COK YORULDUUUMMM, 7 gün icinde 5 kere havalandik ve indik, ve ben cok KORKUYORUUMMM, sirf bu yüzden hakkimdan gecmek istiyorum, bir daha, hayatimda hic ama HiCCC ucmak istemiyorum, efendi gibi git arabayla nereye gideceksen!

bu evi, bu masayi, bu bilgisayari, bu blogu, bu kahve fincanimi, bu kültablami, bu battaniyemi, cercevelerimi, kücük not defterlerimi, hic kullanilmayan kosu bandimi, bebe kolonyami, snoopy terliklerimi, besiktas coraplarimi, yatagin basucuna sardigim yilbasi isiklarini, sudoku bulmacalarimi falani filani... seviyorum, bana yetiyor, istemem birdaha baska yerler ben!
hosgeldim oh be!

Wednesday, October 28, 2009

rahsan kisisi is going to future tense...

bugün günlerden carsamba
carsamba birseye dolaniyordu, ama neye? ve bugün cok yagmur yagiyor

yarin persembe
persembe 29ekim cumhuriyet bayrami, bazi kisiler tatil dolayisiyla buraya gelecek, güzel güzel vakit gecirecegiz

öbürsügün cuma
cuma hazirlanilmasi gereken gündür buhafta

sonraki günse cumartesi
ogün yolda olacagiz
cünkü cumartesi günü rahsan kisisiyle sevgili kocasi apo kisisi hamburg yolcusu yine :) sabahin bir köründe dökülecegiz yollara, yok aslinda, cuma gecesinden baslayacagiz desek daha dogru olur, stuttgarta bir ugrayacagiz aktarma dolayisiyla

ondan 3gün sonra, yani sali günü de, rahsan kisisiyle apo kisisi iki günlügüne floransaya gidecekler, öyle bir bakmaya :) toskana sarabi tatmaya, aylak aylak dolasmaya, gezip görmeye ve tabi fotograf cekmeye




Allah kismet ederse, yine oradan bildiririm ozaman :)

Monday, October 26, 2009

rahsan kisisi pek mutlu :)




cünkü cumartesi günü, apo kisisiyle elele tutusup kendisine giccir bir fotograf makinesi almis bulunmakta...



ne zamandir aklimdaydi ikinci bir makine edinmek, aponun yilbasinda (idi sanirim) aldigi ufak makine, hernekadar tasimasi kolay olsa da, slr den sonra pek te istekle kullanilmamisti, ama 350d'de bir taraftan yetmez olmustu, hele hele makinemi abimin arabasinda unutup bir süre elde "hic" makine olmayinca, bu ihtiyac kendini iyiden iyiye hissettirmeye baslamisti :)

fulyacigimin tavsiye ettigi, pek bir sevimli doktorumun da bir fotograf asigi oldugunu ögrenince ona da sordum sizce ne alsam diye, ama hayyam pasajinda sevgi hanim'in da söyledigi gibi "canoncular hep canonu, nikoncular nikonu tavsiye eder, siz uzun zamandir hangisini kullaniyorsaniz ondan vazgecmeyin" :)

ama aslinda sevgili aycimle bu konuda mesajlastiktan sonra kararimi vermis sayilirdim, onun tavsiye ettigiyle ilgili arastirma yaparken buldum kendimi sadece :) sonra bir de fiyat arastirmasi, buradan alirsam nasil, internetten alirsam nasil, almanyadan alirsam nasil, taksit yaparsam nasil falan filan derken sevgi hanim'dan (Nova Fotograf) yeni makinemi aldim :) bir de sapsahane bir canta!

sonbaharda hamburga gitmeden önce makinemi yeniledigim icin cok mutluyum :)


bunlar da eve gelirken ve eve gelir gelmez, daha on/off dügmesinin yerini bulur bulmaz ilk cektiklerim :)

ayciii DANKE SCHÖN UND ICH HAB' DICH LIEEEB :)

Friday, October 23, 2009

BEN BU ADAMI NASIL SEVMEM!!!




raso apoya cok fena ASIIKKKK :)

Wednesday, October 21, 2009

en iyisi sen mim cevapla rahsan!

ben demin oturdum, cok güzel bir yazi yazdim buraya, sonra okudum ve sonra sildim
cünkü türkiyede yasiyorum!
buyüzden cok düsünüyorum
birsürü seyler geciyor aklimdan, cok net hepsi, cok keskin, soru isaretsiz
yazim soru isaretleriyle doluydu gerci, ama fikirler noktalarla bitiyor, cokca da ünlemlerle...
türkiye cünkü burasi

biliriz cünkü biz, ama bilmeyiz... duyariz ama duymayiz, görürüz ama görmeyiz, düsünürüz ama susariz :)

oyüzden rahsan kisisi siradan bir post yazsin simdi, anneannesinin dünkü ameliyatini anlatsin, iyi gecti, tesekkürler etsin gecmis olsun dilekleri icin...

sonra da cilekli pastasi mimlemis rahsani, onu cevaplasin en iyisi:

1.bloguna neden bu ismi verdin: hayir ben bu ismi vermedim, asil CHUYNER'S DIPP idi bir zamanlar, UNDER THE CHUYNER.
cengelköyde, cinaralti cafede, heraksam bikmadan usanmadan oturan bir grup eksik beyinli gencin, CINARALTINA GiDiYORUM yerine, UNDER THE CHAYNIRA (cinar=chaynir) gidiyorum demesi yüzünden... ya da bazen de, cinarin dibindeyiz baba, yerine dipp of the chaynirdayim baba demesi yüzünden olusturulmus bir isimdi, sonra silindi, sonra yalandan bir yeni bir sey buldum iste :)

2.blog yazarken star tribiyle istedigin, olmazsa olmaz dedigin seyler var mi?: bloga yazarken yanimda biri konusmasin, ya da konussun, bok gibi yazayim, ya da msn ötmesin, ya da ötsün, yine bok gibi yazayim... yanimda kahve olsa süper olur, klavye kullanirken isaret parmaklarimda yüzük olsun isterim (gercekten), dumanli hava sahasi olsun isterim, müzik olmasin, sevmem müzik falan öyle, klavye tikirtisini severim

3.en son satin aldigin garip sey: en son anneannem ameliyat olacagi ve ben de yaninda kalacagim icin gittim, agiz gargarasi aldim, bir gece hastanede kalacagim ya, gargara yaparim diye düsündüm herhalde! bu düsüncemi dogrulamak icin sürekli gargara yaptim!!
ondan önceki ise, saclarim bir türlü uzamadigi icin postis aldim, mavili falan :) cok yakisti!

4. arkadasim artik sormayin sunlari dedigin seyler: bu sorular olabilir mi acaba :) yok yok, mim cevaplamayi seviyorum :) hmm, bir düsüneyim, ayiklamak gerek, uzun olur yoksa :) aslinda o, ruh haline göre degisen bir durum, bazen n'aber haci'yi kaldiramiyorum, bazen en sacma sapan sorulara bile gicik olmuyorum! bebek var mi? bebek ne zaman? kategori disi zaten :)

5. aynaya bakinca gördügüm: beni cok mutlu eden mavi saclarim :) göz kenari kirisikliklari, gözalti morluklari, burnumun üstündeki kirmizi leke, temizleteli bir hafta olmasina ragmen yine sararan disler :) biliyorum aslinda bu soru baska bir anlam tasiyor, nasil bir insan görüyorsunuz gibi... ama sacma, kendimi görüyorum iste, her sabah ayna karsisinda nasilim, iyi miyim, ben nasil bir insanim acaba diye mi sorayim kendime!

6. kendini okutan blog dedigin: uzun yazmasin, baymasin, ukalalik etmesin, her boku bilmesin, yalakalik yapmasin, hava atmasin, onun disinda hepsini okurum :)

7. seker gibi oldugun anlar: su an degil mesela (belli oluyordur), haftasonlari askitomla gec saate kadar yataktan cikmayip, sonra cikinca disarda ögleden sonraya kadar kahvalti yapip, aksam da öyle aylak aylak dolasip ya da motorla gezip keyif yaptigimiz anlar; ya da askitom durup dururken seni seviyorum dediginde, ya da beni simarttiginda, ya da sacimi sevdiginde... bak simdi... tam da su anda, yine seker oldum :))

8. bu blog sahibesiyle karsilasabilecegin yerler: sen benle nerde karsilasabilirsin ki?! zaten ola ki ben ordayim, sen de ordasin, ne bileceksin, o benim?! hadi sen tanidin, ben ne bilecegim sen kimsin?! iyisi mi sen o yerlere gidecegin zaman bana haber ver, oturup adam gibi bulusalim, degil mi ama cilekli pastaaaammmmmm :))

tugce, seni mimlesem, belki de yazarsin, yaz zaten artik yaaa, uzun yaz, bay, ukalalik et, her boku bil, ama yaz artik yav :)

NOT: bu yaziyi yazarken MSN cok öttü, oyüzden böyle bok gibi... kusura bakmayin artik :)

Sunday, October 18, 2009

yine bir dügün :)



evet evet :)

ne mutlu bize, hep güzelliklere sahit oluyoruz son günlerde...



Rahsan kisisi, Mahir ve Gamze'ye bir ömür boyu mutluluklar diler :))